“Kurtulusu dusledigimi, onda daha fazla akil, daha cok namus dusledigimi hatirliyorum. Ahlkin, aklin bana ne yarari var? Simdi bunlardan bana ne? Sevgi istiyorum ben, nasil olursa olsun, olabildigince edepsiz ve delice. Sevilmeyi cok istiyorum, sevgide yalniz kalmak istemiyorum. Karsiligi olmayan oksamalardan baska hicbir sey kalbi bu kadar yormuyor.” Émile Zola’nin ilk romani olan Itiraf (Claude Itiraf Ediyor) kendisinin daha sonra “deneysel roman” olarak adlandiracagi turun de ilk ornegini olusturuyor. 1865 yilinda Paris’te yayimlanan ve ninda ABD ve Ingiltere’de yasaklanan roman, Ingilizceye de on yillar sonra cevrilir. Zola, bir yapitinda, kendisiyle ozdeslesen dogalcilik akimina da ilk adimlarini atiyor. Bu roman otobiyografik ozellikleriyle birlikte Zola’nin yazinsal yolculugunun hareket noktasi olmasiyla gunumuzde de onemini koruyor.